Mikroplastikler hava, su ve toprak olarak artık her yerdeler. Doğrudan veya dolaylı olarak içtiğimiz sular ve yediğimiz yiyeceklerle bu mikroplastiklere maruz kalabiliyoruz. Peki sakızların mikroplastik içerebileceğini hiç düşündünüz mü? Doğal ve sentetik her çeşidinde var mıdır? Endişelenmeli miyiz? Tüm bu soruların yanıtına yazının içeriğinde cevap bulabilirsiniz.

Mikroplastikleri Kısaca Tanıyalım!

Mikroplastikler, plastiklerin bozunmasıyla veya üretim süreçlerinin yan ürünlerinden oluşan küçük parçacıklardır. Bu katı parçacıklar 1 mikrometre (μm) ila 5 milimetre (mm) arasında ve düzgün şekilli/şekilsizdir. Çoğunlukla kaynağı polimerik malzemelerdir: polietilen, polipropilen, naylon, polistiren, polyester, polivinil klorür, polioksimetilen, akrilik, polivinil alkol ve poliüretan gibi. Ayrıca suda çözünmezler ve bozunmazlar. Böylece çevreye kolayca karışarak orada uzun süre varlıklarını sürdürürler ve çevre kirliliğine neden olurlar.

Plastik atıkların yetersiz yönetimi sonucu tatlı su ve denizlerin kirliliği daha fazla artmıştır. Doğada her yerde bulunması yabani hayatı ve insanları etkilemektedir. Birçok deniz organizmasında (balık, kabuklu vb.), tuz, bal, konserve gibi çok sayıda gıdada ve içme suyunda tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra mikroplastikler, küçük boyutlarından dolayı fazla uçucudurlar ve solunan havayla yutulma riski taşırlar.

Mikroplastikler

Mikroplastiklerin sağlık beyanlarıyla ilgili kesin ilişkileri hala araştırılmaktadır. Araştırmalar sonucunda mikroplastiklerin sindirim sisteminden lenf ve dolaşım sistemine emildiği tespit edilmiştir. Vücuda farklı yollarla girebilen bu parçacıkların karaciğer, böbrekler ve bağırsak gibi organlarda birikebileceği rapor edilmiştir. Böylece sindirim sistemi, akciğerler ve üreme sistemine zarar verebileceği bildirilmiştir. Hatta bazı çalışmalar bu parçacıkların endokrin bozukluğu, hücre hasarı, kalp krizi ve Alzheimer gibi sağlık sorunlarını da artırabileceğini göstermiştir.

Sakıza Dair Merak Edilenler!

Sakızı, ferahlatıcı tadı ve içerdiği çeşitli aromalardan dolayı çocukların yanı sıra geniş bir kitle (öğrenciler, gençler, sporcular gibi) severek tercih eder. Böylece günlük hayatta belirli/belirsiz bir amaç için çiğnenir. Bazı kişiler dişlerini temizlemeye yardımcı olması, uyanıklığını ve dikkatini artırması, mide bulantısını gidermesi veya mide yanmasını azaltması için kullanır. Ancak çoğunluk bu sakızların neden yapıldığını ve nasıl üretildiğini sorgulamamaktadır.

Sakız tüketiminde önceleri farklı ağaç reçineleri çiğnenmekteydi. Ancak sakız endüstrisinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayacak kadar doğal sakıza erişimin olmaması sorunlara yol açmıştır. Ayrıca bazı istenmeyen dokusal özellikler de formülasyonda kullanımlarını sınırlamıştır. Dahası teknolojinin de ilerleyişiyle farklı tatta, aromada, renkte ve şekillerde sakızlar üretilmiştir. 

Genel olarak şekerli sakız; şeker (%60), sakız mayası (gum base) (%20), glikoz şurubu (%18-20), poliol, gliserin ve tatlandırıcılar (%1) içerir. Sakızın ana bileşeni olan sakız mayası besleyici değildir, çiğnendiğinde çözünmez ve sindirilmez. Ayrıca tatlandırıcı, aroma ve diğer bileşenler için taşıyıcıdır. Sakız mayası genel olarak elastomerler (esneklik ve yapışkanlık (koheziflik) veren maddeler) (%10-45), elastomer çözücüleri (elastomer kauçuk bileşiği yumuşatıcı) (%2-18), plastikleştiriciler (daha iyi çiğnenebilirlik) (%15-35), dolgu maddeleri (%0-70), vakslar (%0-10) ve antioksidanlar (%0.01) içerir.

Elastomerler, viskoelastisite ve yüksek uzama özellikleri gösteren bir maddedir. Böylece bu özellikler istenen yapışkanlığı ve esnekliği kontrol eder ve çiğnenebilirlik sağlar. Sentetik elastomerler; bütadien-stiren ve izobütilen-izopren kopolimerleri, polibütadien ve poliizobütilen, bütil kauçukpoli(izobütilen), poli(vinil asetat), vinil polimerik elastomerler (örneğin polivinil alkol, polietilen), vinil kopolimerleri (örneğin vinil asetat/vinil laurat, etilen/vinil asetat, polivinil alkol) veya bunların karışımlarını içerebilir. Plastikleştiriciler; esnekliği, işlenebilirliği veya uzayabilirliği artırmak için elastomerle birleştirilebilen bir madde olarak tanımlanır. Genel olarak emülgatörler, yumuşatıcılar, sıvı tatlandırıcılar, çözücüler, aroma ve lezzet verici maddeler, yağlar ve vaksları içerir. 

Doğal sakız ürünlerinde bitki bazlı bir polimer kullanılırken, diğer ürünlerde ise petrol bazlı polimerler kullanır. 

Sakızda Mikroplastiklere Rastlandı!

Sakız çiğnemek birçok kişi tarafından zararsız ve hatta faydalı bir alışkanlık olarak görülsede yapılan bir çalışma aksini göstermiştir. Sonuçlar Amerikan Kimya Derneği‘nin toplantısında (23-27 Mart, 2025) sunulmuştur. Çalışmada, piyasadaki beş sentetik ve beş doğal sakız (bitki bazlı polimer) markası test edilmiştir. Farklı sakız çiğneme sürelerinde her gruptan tükürük örneği alınmıştır. Sonuç olarak tüm örneklerde mikroplastik tespit edilmiş ve ortalama 100 mikroplastik/g salınmıştır. Sakız boyutunun büyümesiyle (yaklaşık 6 g) bu sayı parça başına 3000 mikroplastiğe kadar çıkmıştır. Hem sentetik hem de doğal sakızlarda bu mikroplastiklerin çoğunluğunu poliolefinler, polietilen tereftalatlar, poliakrilamidler ve polistirenler oluşturmuştur. Ayrıca mikroplastiklerin tükürüğe geçişinin %94’ü çiğnemenin ilk 8 dakikası içinde meydana gelmiştir. Araştırmacılar, bir kişinin yılda ortalama 160-180 küçük sakız çiğnemesiyle yaklaşık 30000 mikroplastik yutabileceğini öngörmektedir.

Sakızdan mikroplastik geçişi

Bu çalışmanın; pilot ölçekte ve hakem değerlendirmesinde olması, tekrarsız, tek konu odaklı ve ulusal toplantıda sunulması sınırlayıcı olmuştur. Ayrıca çalışmada kandaki değil sadece tükürükteki mikroplastik konsantrasyonu ölçülmüştür. Bu yüzden doku ve organlara eriştiği sonucu çıkarılamamaktadır. Dahası çalışma, kullanılan cihazlar ve teknikler nedeniyle 20 mikrometreden küçük parçacıkları tespit edemeyip sınırlanmıştır. Daha küçük boyuttakilerin organ dokularında birikerek endişe vermesinden dolayı tespiti önemlidir. Bu yüzden sakızdan nanoplastiklerin potansiyel salınımını incelemek için fazla araştırmaya gerek duyulmuştur.

Sakızdaki mikroplastik maruziyetini nasıl azaltılır?

  • Çalışmadaki sakızlarda, mikroplastiklerin çoğunluğu çiğneme esnasında ilk 2 dk içinde salınmıştır. Bu yüzden farklı sakızlar çiğnemek yerine aynı sakız uzun süre çiğnenmelidir.
  • Sentetik polimerleri barındırmayan, doğal ve sürdürülebilir bitkisel polimerler içeren özel üretilmiş sakız markalarını tercih edilmelidir.
  • Sakıza alternatif olarak doğal nefes ferahlatıcıları (nane yaprağı, karanfil veya yeşil çay gibi) çiğnemelidir.
  • Sakız içeriğinin etiketteki şeffaflığı daha iyileştirilmelidir.

Sonuç olarak;

Ekosistemde neredeyse her yerde mikroplastiklerin var oluşu doğal reçine kaynağı içeren sakızların da içerme ihtimalini düşündürmektedir. Ayrıca sakızlar, fabrikadaki işleme ekipmanlarından ve ambalajdan kaynaklı mikroplastik geçişine de maruz kalabilir. Böylece plastiksiz sakız üreten markaların varsa analiz sonuçlarını veya kanıtlar nitelikteki belgelerini istemek önemlidir.

Sakızların mikroplastik kaynağı potansiyeli olması üzerine kapsamlı çalışmalar halen yetersizdir. Bu konuda hem in vitro/in vivo ve klinik hem de sektörle entegre çalışmaların yürütülmesi gereklidir. Ayrıca doğal ve temiz içerikli alternatif sürdürülebilir kaynakların artırılmasına ve regülasyon çalışmalarına da ihtiyaç vardır.

Meraklısına;

Şeftali Sakızı (Gamı): Şeftali Yan Ürünlerinin Sürdürülebilirliği

Gıda Trendleri: Beslenme Alışkanlığımız 2025’te Değişecek Mi?

In vivo, in vitro, and in silico toxicology studies of nanoplastics and their modeling

Kaynaklar

American Chemical Society (ACS). (2025). Chewing gum can shed microplastics into saliva, pilot study finds, https://www.acs.org/pressroom/presspacs/2025/march/chewing-gum-can-shed-microplastics-into-saliva-pilot-study-finds.html. Erişim Tarihi: 16.12.2025.

Anonim. (2025). Plastic Free Chewing Gum: Do They Exist? https://www.implasticfree.com/plastic-free-chewing-gum-do-they-exist/. Erişim Tarihi: 31.08.2025.

Aykut, A. (2024). Stevia ve farklı polioller kullanılarak şekersiz sakız üretimi. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Lisans Üstü Eğitim Enstitüsü. İstanbul.

Kaveh, M., Yeganehzad, S., Rabie Ashkezary, M., Hesarinejad, M. A., Todaro, A., & Nishinari, K. (2023). Chewing gum base: A comprehensive review of composition, production, and assessment methods: Advances and approaches in biodegradability. Journal of Texture Studies, 54(6), 789-807.

Ziani, K., Ioniță-Mîndrican, C. B., Mititelu, M., Neacșu, S. M., Negrei, C., Moroșan, E., … & Preda, O. T. (2023). Microplastics: a real global threat for environment and food safety: a state of the art review. Nutrients, 15(3), 617.

Paylaş.
Yorum Yapın

Exit mobile version