27 Mayıs’ta Neler Oluyor Hayatta programına konuk olan Prof. Dr. Canan Karatay’ın dile getirdiği ”Gıda mühendisliği diye bir şey yoktur.” şeklindeki ifadeler, yalnızca bir meslek grubuna yönelik talihsiz bir söylem olarak değerlendirilmemelidir. Bu açıklama, aynı zamanda modern bilimin nasıl işlediğine, uzmanlık alanlarının neden var olduğuna ve toplum sağlığının hangi bilimsel mekanizmalarla korunduğuna ilişkin ciddi bir kavrayış sorununu da ortaya koymaktadır.

Öncelikle şuna açıklık getirelim: Gıda mühendisliği bir görüş, kanaat veya popüler söylem değildir. Aksine, dünyanın dört bir yanında üniversitelerde eğitim verilen, bilimsel araştırmalarla gelişen ve uluslararası standartlarla tanımlanmış bir mühendislik disiplinidir.

Bir bilim insanının, bir mühendislik alanının varlığını veya gerekliliğini sorgulaması elbette mümkündür. Ancak bunu yaparken ortaya bilimsel veri, metodolojik eleştiri ve akademik gerçekler koyması gerekir. Aksi takdirde yapılan açıklamalar bilimsel eleştiri olmaktan çıkıp popülist söylemlere dönüşür.

Bugün insanlığın karşı karşıya olduğu en önemli halk sağlığı sorunlarından biri güvenilir gıdaya erişimdir. Gıda kaynaklı enfeksiyonlar, mikotoksinler, kimyasal kontaminasyonlar, ağır metal kalıntıları, yanlış depolama koşulları ve üretim hataları her yıl milyonlarca insanı etkilemektedir. Bu risklerin kontrol altına alınması, yalnızca beslenme bilgisiyle yeterli değildir. Beraberinde mühendislik, mikrobiyoloji, kimya, biyoteknoloji, proses teknolojileri ve kalite yönetim sistemleri gibi birçok disiplinin ortak çalışmasıyla mümkündür.

Peki Bu Süreçleri Kim Yönetmektedir?

Bir süt fabrikasında pastörizasyon parametrelerini kim belirler? Bir bebek mamasının mikrobiyolojik güvenliğini kim doğrular? Bir üretim tesisinde HACCP sistemlerini kim kurar? Gıda kaynaklı riskleri kim analiz eder? Üretim süreçlerinde kalite kontrol mekanizmalarını kim geliştirir? Raf ömrü çalışmalarını kim yürütür? Gıda mevzuata uygunluğu kim denetler?

Bu soruların yanıtı gayet açıktır: Gıda mühendisleri!

Dolayısıyla ”Gıdanın mühendisi diye bir şey yoktur.” şeklindeki bir ifade, aslında her gün tükettiğimiz ürünlerin güvenli biçimde üretilmesini sağlayan bilimsel ve teknik altyapının görmezden gelinmesi anlamına gelmektedir.

Hiç kimse ”İnşaatın mühendisi diye bir şey yoktur.”, ”Uçağın mühendisi diye bir şey yoktur.”, ”Elektriğin mühendisi diye bir şey yoktur.” gibi söylemlerde bulunmaz. Çünkü bu alanlarda mühendisliğin rolü görünürdür. Oysa gıda mühendisliği çoğu zaman tüketicinin gözünden uzakta faaliyet gösterdiği için varlığı fark edilmez. Ne var ki görünmez olmak, önemsiz olmak anlamına gelmez. Aksine, gıda mühendislerinin başarılı çalışmaları sayesinde yaşanmayan krizler/salgınlar ve önlenen riskler kamuoyunun genellikle dikkatinden kaçar.

Bilimsel disiplinlerin değeri, televizyon ekranlarında dile getirilen kişisel yorumlarla değil, ortaya koydukları somut katkılarla ölçülür. Gıda mühendisliği bugün güvenli üretim teknolojilerinden sürdürülebilir gıda sistemlerine, fonksiyonel gıdalardan gıda güvenliğine kadar geniş bir alanda bilgi üretmekte ve topluma hizmet etmektedir. Bu gerçek herhangi bir kişinin kanaatiyle değişmez.

Ayrıca burada üzerinde durulması gereken bir başka noktada uzmanlık sınırlarına duyulan saygıdır. Bilimsel dünyada hiçbir disiplin tek başına bütün soruların cevabını veremez. Hekimler insan sağlığı konusunda uzmanlardır. Ziraat mühendisleri tarımsal üretim konusunda uzmandır. Gıda mühendisleri ise gıdanın işlenmesi, güvenliği, teknolojisi ve kalite yönetimi konusunda uzmandır. Bilimsel ilerleme, bu alanların birbirini tamamlamasıyla mümkün olur.

Bu nedenle mesele yalnızca bir meslek grubunun itibarı değildir. Mesele, bilimsel bilgiye nasıl yaklaştığımızdır. Bir mühendislik disiplinini birkaç cümleyle değersizleştirmeye çalışmak, bilimsel tartışma kültürüne katkı sunmaz. Aksine, yıllarını eğitim ve araştırmaya adamış uzmanların emeğini küçümseyen, kamuoyunu yanlış yönlendiren ve bilimsel düşünceyi zedeleyen bir yaklaşım ortaya koyar.

Sonuç olarak;

Eleştiriye açık olmak bilimin gereğidir. Ancak  eleştirinin de bilimsel olması gerekir. Eğer gıda mühendisliğine yönelik bir itiraz varsa, bunun adresi televizyon ekranlarında yapılan sloganvari açıklamalar değildir. Aksine, bilimsel yayınlar, akademik çalışmalar ve veriye dayalı tartışmalardır.

”Gıdanın mühendisi diye bir şey yoktur” demek, gıda mühendisliğini ortadan kaldırmaz. Yalnızca bilimsel bir gerçeğin inkar edildiğini gösterir. Çünkü disiplinler kişisel kanaatlerle değil, bilimsel gerekliliklerle var olur. Gıda mühendisliği de bu gerekliliğin ürünüdür. Ayrıca modern toplumların güvenilir gıdaya erişimdeki en önemli güvencelerinden biridir.

Meraklısına;

Gıdanın Mühendisi Mİ Olur?

Gıda Mühendisliği Mezunları için Start-up Fırsatları

Yapay Zeka Gıda Üretimine Girdi: Gıda Mühendisliği Nereye Gidiyor?

Catering Sektöründe Gıda Mühendisi Olmak: Kariyer Yolu

Paylaş.
Yorum Yapın