Dünya nüfusunun artmasıyla birlikte besin takviyelerine olan talep ve ihtiyaç da artmış, bu durum alglerin besin takviyesi olarak kullanımının yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bu alg türlerinden biri de “mavi-yeşil alg” olarak bilinen “Spirulina”dır.
Spirulina, siyanobakteri grubuna ait, kökeni yaklaşık 3.5 milyar yıl öncesine dayanan ve dünyadaki en eski fotosentetik yaşam formlarından biri olarak kabul edilen bir mikroorganizmadır. İpliksi ve spiral yapısıyla, dünya genelinde en yaygın yetiştirilen mikroalglerden biridir.
Ticari olarak “Spirulina” adıyla bilinen türler, aslında Arthrospira cinsine aittir. Yüksek besin değeri nedeniyle birçok uluslararası kuruluş tarafından geleceğin potansiyel besin kaynaklarından biri olarak gösterilmektedir. Ayrıca, NASA ve Avrupa Uzay Ajansı gibi kurumlar, uzun süreli uzay görevlerinde kullanılabilecek alternatif besin kaynakları arasında Spirulina’yı değerlendirmiştir.
Spirulina Nasıl Üretilir?
Spirulina, doğada ağır metal ve zararlı mikroorganizmalarla kontamine olma riski taşıdığı için genellikle kontrollü koşullarda özel üretim sistemlerinde yetiştirilmektedir.
Alg yetiştiriciliği; gölet, göl veya lagün gibi açık sistemlerde ya da kontrollü ortam sağlayan kapalı sistemlerde gerçekleştirilebilmektedir. Günümüzde Spirulina üretiminde en yaygın kullanılan iki ana teknoloji, açık gölet sistemleri ve kapalı fotobiyoreaktörlerdir. Açık sistemler daha düşük maliyetli ve büyük ölçekli üretime uygunken, kapalı sistemler kontaminasyon riskini azaltması ve üretim koşullarının daha hassas kontrol edilebilmesi nedeniyle tercih edilmektedir.
Spirulina’nın kendine özgü kokusu, fonksiyonel gıdalarda kullanımını sınırlayabilmektedir. Bu nedenle üretim ve işleme aşamalarında oluşabilecek istenmeyen kokuyu azaltmak için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Enzimatik hidroliz, fermantasyon ve aroma maskeleme teknikleri bu amaçla kullanılan başlıca yöntemler arasında yer almaktadır.
Besin Değerleri
Spirulina, protein, esansiyel amino asit ve yağ asitleri, vitamin ve mineral içeriği ile yüksek besin değerine sahiptir. Genel bileşimini %50-70 protein, %15-25 karbonhidrat, %6-13 lipit, %4.2-6 nükleik asit ve %2.2- 4.8 mineraller oluşturmaktadır. Özellikle, yüksek konsantrasyonda esansiyel amino asitlerden lösin, valin ve izolösini içermekte olup bu değerler, et, süt, yumurta, tahıl ve soya fasulyesi gibi besinlerle karşılaştırılabilir düzeydedir.
Ayrıca kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, demir ve magnezyum gibi temel minerallerin yanı sıra birçok antioksidan da içermektedir. E vitamini ve beta-karotenin en zengin doğal kaynağıdır.
Günlük Alım Miktarı
İhtiyaç duyulan Spirulina miktarı, metabolizma durumu, yaşam tarzı gibi sebeplerden dolayı bireyler arası farklılık göstermektedir. Bu nedenle düzenli takviye kullanımından önce bir beslenme uzmanına veya sağlık profesyoneline danışılması önerilmektedir.
Spirulina’nın Gıda Endüstrisindeki Kullanım Alanları
Ticari olarak temin edilebilen spirulinanın en yaygın formları toz, tablet ve kapsül şeklindedir. Bu formlar, hem besin takviyesi olarak doğrudan tüketimde hem de gıda ürünlerinin zenginleştirilmesinde kullanılmaktadır.
Gıda Zenginleştirici Olarak Kullanımı
Gıda katkı maddesi olarak erişte, ekmek, bisküvi, dondurma, içecekler ve tatlıların içine dahil edilmekte ve bu sayede gıdaların besin değerini artırmaktadır. Bununla birlikte yüksek protein içeriği sayesinde sporcu gıdaları ve protein tozları gibi ürünlerde kullanılmaktadır. Ayrıca, enerji barları, smoothie’ler ve sağlıklı atıştırmalıklara da eklenebilmektedir.
Spirulina, vücuttaki toksinleri bağlayarak atılmasını kolaylaştırmaktadır. Yani detoks etkisi sayesinde diyetlerde kullanılabilmektedir. Ancak Spirulinayı diyete dahil etmeden önce beslenme uzmanlarına danışmak gereklidir. Ayrıca, tüketmeden önce ürünün kalitesine ve güvenilirliğine mutlaka dikkat edilmelidir.
Ek olarak balık, kümes hayvanları veya diğer evcil hayvanların yemlerine eklenerek yemlerin besin değerlerini artırır.
Doğal Renklendirici Olarak Kullanımı
Gıda endüstrisinde kullanılan renklendiricilerin çoğu yapay olduğundan, özellikle çocukların sağlığı üzerine potansiyel etkileri bilinmektedir. Bu sebeple, 2006 yılında, Birleşik Krallık’ta tüm sentetik gıda boyalarını, doğal olanlarla değiştirme kararı alınmıştır. Ancak doğal mavi boyanın temini için uzun denemelerden sonra, 2008 yılında Spirulina’dan elde edilen pigmentlerle bu eksik tamamlanmıştır.
Ayrıca Meraklısına;
Alglerin Gıda Zenginleştirmede Büyük Rolü
KAYNAKLAR
Finamore, A., Palmery, M., Bensehaila, S., Peluso, I. (2017). Antioxidant, immunomodulating, and microbial-modulating activities of the sustainable and ecofriendly Spirulina. Oxidative Medicine and Cellular Longevity, 2017, 3247528.
Nurko, E., Nakilcioğlu, E., & Ötleş, S. (2023). Geleceğin Gıdaları İçin Mikroalgler: Spirulina sp. ve Chlorella sp. Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi, 11(3), 1655-1665.
Özlü, T., & Bayram, B. (2022). Bütün yönleriyle spirulina mikroalginin besinsel özellikleri ve sağlık üzerine potansiyel etkileri. Akademik Gıda, 20(3), 296-304.
R. A. Soni, K. Sudhakar and R. S. Rana, “Spirulina–from growth to nutritional product: a review,” Trends in food science & technology, vol. 69, pp. 157-171, 2017.
Reboleira, J., Freitas, R., Pinteus, S., Silva, J., Alves, C., Pedrosa, R., Bernardino, S. (2019). Spirulina. In Nonvitamin and Nonmineral Nutritional Supplements (pp. 409-413). Academic Press.
Serban, M.C., Sahebkar, A., Dragan, S., Stoichescu-Hogea, G., Ursoniu, S., Andrica, F., Maciej Banach, M. (2016). A systematic review and meta-analysis of the impact of Spirulina supplementation on plasma lipid concentrations. Clinical Nutrition, 35(4), 9842-9851.
Sudhakar, K., Premalatha, M., Rajesh, M. (2014). Large-scale open pond algae biomass yield analysis in India: A case study. International Journal of Sustainable Energy, 33(2), 304e315.
Uzuner, S., & Haznedar, A. (2020). Fonksiyonel gıda için sağlıklı takviye: Mikroalgler. Sinop Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 5(2), 212-226.

