Yazar: Sinem Güngör

Halk arasında limon tuzu olarak bildiğimiz madde, aslında kimyasal adıyla sitrik asit (C₆H₈O₇)’in tuzudur. Sitrik asit; doğal olarak limon, portakal gibi turunçgillerde bulunur ve bu meyvelere ekşi tadını verir. Hem ev tipi kullanımda hem de endüstriyel üretimde önemli bir katkı maddesi olarak karşımıza çıkar. Ancak günümüzde kullanılan limon tuzu doğrudan limondan elde edilmez. Endüstriyel ölçekte, genellikle fermantasyon yöntemiyle üretilir. Yazının devamında limon tuzunun üretim aşamaları, kullanılan mikroorganizmalar ve endüstriyel süreç hakkında daha detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Limon Tuzu Üretim Aşamaları Endüstride limon tuzu üretimi mikrobiyal fermantasyon ile gerçekleştirilir. Üretim aşamaları temel olarak şöyledir: Hammadde hazırlığı: Genellikle mısırdan veya melastan elde edilen glikoz…

Read More

Bira, dünyanın en eski alkollü içkilerden biri olarak insanlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Mezopotamya ve Antik Mısır gibi uygarlıklarda günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş, zamanla birçok coğrafyada yaygınlaşmıştır. Biranın tarihsel gelişimi sürecinde değişen tüketim alışkanlıkları, alkol oranı düşürülmüş biraların gelişimine zemin hazırlamıştır. 1980 ve 1990’lı yıllarda alkolizm karşıtı farkındalığın artmasıyla birlikte “light bira” olarak adlandırılan düşük alkollü ürünlere ilgi artmıştır. 2000’li yıllardan itibaren alkolsüz bira satışlarında dikkat çekici bir artış yaşanmıştır. Bu yükseliş özellikle Müslüman ülkelerde belirgin hale gelmiştir. Günümüzde ise gelişen üretim teknolojileri ve artan sağlık bilinci doğrultusunda alkolsüz biraya olan ilgi giderek artmaktadır. Bira ve Alkolsüz…

Read More

Aynı süt, aynı maya… Ama ortaya çıkan yoğurt her zaman aynı kıvamda olmaz. Bazen taş gibi olur, bazen kaşıktan ip gibi uzar, bazen de üstünde su birikir. Peki sonuç her seferinde neden farklıdır? Yoğurt, basit bir fermente süt ürünü gibi görünse de aslında son derece hassas bir mikrobiyolojik ve kimyasal dengenin ürünüdür. Sütün bileşimi, uygulanan ısıl işlem, starter kültür oranı, fermantasyon koşulları ve depolama koşulları bir zincirin halkaları gibi birlikte çalışır. Bu halkalardan herhangi birindeki küçük bir değişiklik bile yoğurdun kıvamını, tadını ve aromasını etkileyebilir. İster ev tipi ister endüstriyel üretim olsun, yoğurtta karşılaşılan problemlerin temelinde çoğu zaman bu parametrelerin…

Read More

Üretim sistemlerinde verimli ve sürdürülebilir performans sağlamak işletmeler için kritik bir gerekliliktir. TPM (Total Productive Maintenance– Toplam Üretken Bakım) kavramı bu noktada üretim ve bakım faaliyetlerini entegre eden bütüncül bir yaklaşım olarak öne çıkar. Esas çıkış noktası bakım faaliyetleri olsa da günümüzde tüm fabrika süreçlerini kapsayan bir “yönetim sistemi” haline gelmiştir. Çünkü artık kalite kavramı klasik anlamının ötesinde sadece ürün veya hizmetin kalitesini değil, aynı zamanda yönetim kalitesini de ifade eder. TPM, özellikle gıda sektöründe ekipman verimliliği ve üretim sürekliliği üzerinden ürün kalitesini doğrudan etkileyerek stratejik bir rol üstlenmektedir. Yazının devamında TPM kavramının temel esaslarını ve gıda sektöründeki rolünü daha detaylı…

Read More

Türk kahvesi… Mis gibi kokusuyla mutfağımızı sarar. Ama işin ilginç tarafı, çoğu kişi için kahvenin kalitesi önce köpüğünden anlaşılır. Hatta köpüğü bol olmayan bir Türk kahvesi “iyi yapılmış” bile sayılmaz. “Şimdi şöyle bol köpüklü bir Türk kahvesi olsa da içsek…” dediğimiz çok olmuştur. Peki fincanın üzerinde oluşan bu yoğun köpük aslında nereden gelir? Bu sorunun cevabına geçmeden önce, Türk kahvesinin kültürümüzdeki yerine kısaca değinelim. Türk Kahvesinin Kültürü ve Özellikleri Türk mutfak kültüründe kahve yalnızca bir içecek değil, aynı zamanda köklü bir geleneğin parçasıdır. Zamanla, Türk kimliğiyle özdeşleşmiş ve günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelmiştir. Öyle ki genellikle sabah ve…

Read More

Kimisi çok sever, kimisi hiç sevmez. Ama “Adana Kebabıyla en çok yakışan içecek hangisidir?” diye sorulsa, birçok kişinin aklına genelde “Şalgam Suyu” gelir. Adana yöresine ait bu geleneksel içecek, 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili almıştır. Ardından, Adana Ticaret Odası tarafından Avrupa Birliği’ne yapılan başvuru 21 Kasım 2025’te uygun bulunarak süreç tamamlanmıştır. Böylelikle şalgam suyu, Mart 2026 itibariyle AB’den coğrafi işaret tescilli 45. ürünümüz olmuştur. Adana’da yaklaşık 70 şalgam suyu üreticisi bulunsa da yalnızca 6’sı ihracat yapmaktadır. AB tescilinin ardından, ihracat yapan firma sayısının artması ve ürünün dünya pazarında daha görünür hâle gelmesi bekleniyor. Şalgam…

Read More

Patates (Solanum tuberosum L.), dünya genelinde ve özellikle az gelişmiş ülkelerde günlük kalori ihtiyacının karşılanmasında önemli role sahip bir gıdadır. Küresel ölçekte değerlendirildiğinde mısır, çeltik ve buğdaydan sonra tahıl ürünleri üretiminde 4. sırada yer almaktadır. Yüksek verimi, geniş adaptasyon kabiliyeti ve besleyici özellikleri sayesinde geçmişten günümüze kadar önemini korumuştur. Ayrıca besin ögeleri açısından da değerli bir gıdadır. Ancak patatesin besin içeriği ve sağlık üzerindeki etkisi, uygulanan pişirme yöntemine bağlı olarak değişebilmektedir. Özellikle kızartma işlemi patatese cazip bir renk, aroma ve doku kazandırırken yüksek sıcaklıklar nedeniyle istenmeyen bazı kimyasal bileşiklerin oluşmasına zemin hazırlar. Bu noktada karşımıza çıkan en önemli bileşiklerden biri…

Read More

Her yıl 9 Şubat’ta kutlanan “Dünya Pizza Günü” günümüzde evrensel bir lezzet haline gelen pizzayı bir kez daha gündeme taşıyor. Bu özel gün, pizzanın tarihine odaklanmaktan çok onun küresel popülerliğini kutlamayı amaçlıyor. Ancak bu kutlama akıllara ister istemez şu soruyu getiriyor: “Pizza nasıl ortaya çıktı?”  Aslında bu hikaye basit bir hamur ve birkaç temel malzemeyle başladı. Zamanla farklı toplumların katkılarıyla şekillenerek günümüzün en sevilen yiyeceklerinden biri haline geldi. Gelin, yazının devamında bu eşsiz lezzetin yüzyıllar öncesine uzanan serüvenine birlikte göz atalım. Pizza’nın Tarihsel Yolculuğu Geleneksel yapısını ve ismini büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaşan pizza, aslında zaman içerisinde pek çok değişim…

Read More

Günümüzde içme sütü üretiminde çiğ sütte bulunabilecek patojen mikroorganizmaları yok etmek ve sütün besin değerini korumak amacıyla, çiğ süte uluslararası normlara uygun şekilde ısıl işlemler uygulanmaktadır. Bu kapsamda kullanılan en yaygın teknolojiler pastörizasyon ve UHT (Ultra High Temperature) yöntemleridir. Pastörizasyon işlemi sütün taze aromasını korur ancak kısa raf ömrüyle sınırlıdır. UHT ise daha uzun raf ömrü sunmasına rağmen duyusal açıdan her zaman tüketici beklentilerini karşılayamayabilir. İşte tam bu noktada karşımıza “ESL (Extended Shelf Life) Süt Teknolojisi” çıkar. Bu teknoloji, pastörize süte kıyasla daha uzun ömürlü; UHT süte göre ise tazeliği ve lezzeti daha başarılı şekilde koruyan bir üretim yöntemi olarak…

Read More

Günümüzde artan nüfusla birlikte alternatif protein kaynakları arayışı yapay et üretimini gündeme getirmiştir. Özellikle gıda ve biyoteknoloji alanındaki teknolojik gelişmeler yapay etin üretimi, tüketimi ve pazarlama stratejisi üzerine yapılan çalışmaları hızlandırmıştır. Etin İnsan Beslenmesindeki Yeri Vücudumuzun protein ihtiyacı bitkisel ve hayvansal kaynaklardan karşılanır. Hayvansal protein kaynağı olan et; kasaplık hayvanların kas dokusunu ve yenilebilir diğer hayvansal dokuları kapsar. Dünya nüfusunun 2050’de 9 milyarı aşması beklenmektedir. Bu durum, et talebinde büyük bir artışa neden olacaktır. Ayrıca FAO (Gıda ve Tarım Örgütü)’ya göre, küresel et üretiminin de 2050 yılında 470 milyon tona ulaşması ve mevcut protein üretiminin iki katına çıkması öngörülmektedir. Dolayısıyla,…

Read More