Yazar: Sebiha Köse

Türkiye “Sıfır Atık Hedefleri” doğrultusunda ambalaj atıklarının yönetiminde önemli bir dönüşüme hazırlanıyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla ülke genelinde yaygınlaşacak olan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, içecek ambalajlarının geri kazanımını artırmayı ve döngüsel ekonomiyi desteklemeyi amaçlıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen sistem kapsamında, DOA logosu taşıyan plastik şişeler, cam şişeler ve alüminyum içecek ambalajları özel iade makinelerine teslim edilebilecek. Vatandaşlar sisteme teslim ettikleri her ambalaj için 1 TL teşvik bedeli alacak! DOA Sistemi Nasıl Çalışacak? DOA, geleneksel geri dönüşüm uygulamalarından farklı olarak dijital altyapıyla desteklenen bir depozito yönetim sistemi olarak faaliyet gösterecek. Vatandaşlar cep…

Read More

Gıda endüstrisinde katkı maddeleri; ürünlerin raf ömrünü uzatmak, mikrobiyolojik güvenliğini sağlamak ve ayrıca renk ve doku stabilitesini korumak amacıyla yaygın biçimde kullanılmaktadır. Avrupa Birliği (AB) mevzuatında bu katkı maddeleri “E kodları” ile tanımlanmaktadır. Gelin bu kodları detaylı olarak birlikte inceleyelim. E Kodu Nedir? E kodları, Avrupa Birliği (AB) tarafından gıda katkı maddelerine verilen standart bir tanımlama sistemidir. Bu sistem, farklı dillerde kullanılan isimlerin oluşturabileceği karışıklığı ortadan kaldırarak, katkı maddelerini uluslararası düzeyde ortak ve bilimsel bir şekilde sınıflandırılmaya yarar. Bir katkı maddesinin “E” kodu alması, ilgili maddenin toksikolojik açıdan değerlendirilmiş olduğunu, güvenlik testlerinden geçtiğini ve belirlenen kullanım limitleri dahilinde onaylandığını gösterir.…

Read More

Son yıllarda Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde tescillenen ürünlerinin sayısındaki artış dikkat çekiyor. Özellikle yöresel et ürünleri, peynirler, tatlılar ve zeytinyağları için yapılan başvurular gastronomi diplomasisinin önemli araçlarından biri haline geldi. Türkiye’nin en köklü yöresel et ürünlerinden olan “Kayseri Pastırması” Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescili alarak uluslararası koruma kapsamına giren ürünler arasına katıldı. Böylece Kayseri pastırması, Türkiye’nin gastronomi alanındaki uluslararası görünürlüğünü güçlendiren ürünlerden biri oldu. Uzun Süren Başvuru Süreci Sonuç Verdi! Kayseri pastırmasının Avrupa Birliği tescil süreci yaklaşık dokuz yıllık teknik ve hukuki değerlendirmelerin ardından tamamlandı. İlk başvuru sonrasında ürün dosyası detaylı şekilde incelendi; üretim yöntemi, bölgesel farklılıkları ve…

Read More

Haşimato tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna saldırarak iltihap oluşturduğu otoimmün bir endokrin hastalıktır. Bu konuda son yıllarda artan bilimsel kanıtlar beslenmenin hastalık yönetiminde destekleyici bir unsur olarak ele alınması gerektiğini gösterir. Gelin haşimato tiroiditi ile beslenme arasındaki ilişkiyi güncel bilimsel veriler ışığında birlikte inceleyelim. Haşimato Beslenmesi  İnsanda tiroid bezi zamanla hasar görür ve hormon üretimi azalır. Bu da genellikle hipotiroidiye yol açar. Hastalığın temelinde genetik yatkınlık bulunmaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda beslenme, bağırsak sağlığı ve çevresel faktörlerin de hastalığın seyrini etkilediği bilimsel olarak ortaya konmuştur. Sağlıklı Yağların ve Antioksidanların Etkisi Haşimato tiroidinde bağışıklık sisteminin aşırı uyarılması sonucu vücutta kronik iltihap…

Read More

Ağrı’da yumurtaya alerjisi olduğu özellikle belirtilerek sipariş edilen pastayı yedikten sonra fenalaşan 25 yaşındaki genç kız, günlerdir süren yaşam mücadelesini kaybetti. Bu olay, alerjen bildirimlerinin bireylerin güvenli gıda seçimini yapabilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu bizlere tekrar göstermektedir. Gıda Alerjisi Nedir? Gıda alerjileri, belirli gıda proteinlerinin bağışıklık sistemi tarafından zararlı olarak tanınması sonucu gelişen sistemik bağışıklık (immün) reaksiyonlardır. Bu reaksiyonlar lokal belirtilerle başlayabileceği gibi sistemik hale de gelebilmektedir. Bunun sonucunda ise hafif semptomlardan (döküntü, kaşıntı) anafilaksi gibi yaşamı tehdit eden durumlara kadar değişebilmektedir. Gıda alerjisi ve gıda intoleransı farklı patofizyolojilere sahiptir. İntoleransta immün sistem rol almaz, çoğunlukla enzim eksikliği veya…

Read More

Gıda güvenliği yalnızca mikroorganizmaların kontrolüyle sınırlı değildir. Ayrıca, pişirme işleme ve çevresel faktörler sonucu ortaya çıkan kimyasal kontaminantlar da önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle bunların içinde Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar (PAH) ve Heterosiklik Aromatik Aminler (HAA) insan sağlığı için önemli riskler taşımaktadır. Her iki grup bileşik de özellikle yüksek sıcaklıkta pişirilen veya dumanla işlenen gıdalarda meydana gelmektedir. Bu bileşiklerin gıdalarla alınması sağlık üzerine sakıncalı mıdır? Tüketimde nelere dikkat etmeliyiz? Bu sorulara dair yanıtları yazının devamında okuyabilirsiniz. Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar (PAH) PAH’lar, organik maddelerin tam olmayan yanması veya pirolizi (oksijensiz yüksek sıcaklıkta bozunma) sonucu oluşan çok halkalı aromatik hidrokarbonlardır. Gıdalar, özellikle dumanla…

Read More