Yazar: Sebiha Köse
Üniversite tercihi yaparken hepimizin aklında benzer sorular vardı: “Bölüm gerçekten anlatıldığı gibi mi?”, “Dersler çok zor mu?”, “Laboratuvarlar yeterli mi?”, “Sosyal hayat nasıl?” ve belki de en önemlisi, “Mezun olunca iyi ki burayı seçtim der miyim?” Eğer Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliğini tercih listenize yazmayı düşünüyorsanız veya “Burada beni nasıl bir eğitim bekliyor?” diye merak ediyorsanız doğru yerdesiniz. Bu yazıda Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünün eğitim yapısı, dersleri, laboratuvar imkanları, kampüs hayatı ve öğrencilik deneyimi hakkında merak edilen konulara değineceğiz. Keyifli okumalar! Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünün Genel Yapısı Nasıl? Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği, temel mühendislik eğitimi ile gıda bilimini bir…
Baharatlar; üretim süreçleri boyunca toprak, su, hava ve hasat koşullarından kaynaklanan çeşitli mikroorganizmalarla kolaylıkla kontamine olabilmektedir. Özellikle karabiber, kırmızı biber, kimyon, kekik ve kişniş gibi kurutulmuş baharatlar, yapıları gereği düşük su aktivitesine sahip olmalarına rağmen yüksek mikrobiyal yük taşıyabilmektedir. Bu durum gıda güvenliği açısından önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle, baharat endüstrisinde ürün güvenliğinin sağlanması amacıyla çeşitli dekontaminasyon yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler arasında özellikle “ışınlama (irradyasyon) teknolojisi” öne çıkmaktadır. Bu teknoloji hem raf ömrünü uzatmaya katkı sağlamakta hem de patojen mikroorganizmaların inaktivasyonuna etkili bir çözüm sunmaktadır. Baharat Işınlama Nedir? Baharat ışınlama, baharatların kontrollü koşullarda iyonize radyasyona maruz bırakılması işlemidir. Bu…
“Onun elinin lezzeti var!”, “Annemin yaptığı yemeğin aynısını yapamıyorum…” ya da “Aynı malzemeleri kullandık ama tadı aynı olmadı…” gibi ifadeleri günlük hayatta sıkça duyuyoruz. Halk arasında “el lezzeti” olarak adlandırılan bu olgu, bazı kişilerin hazırladığı yemeklerin diğerlerine göre daha lezzetli olduğu inancını ifade etmektedir. Ancak gıda bilimi açısından değerlendirildiğinde “el lezzeti” bilimsel olarak tanımlanmış bir kavram değildir. Bir gıdanın lezzeti; kimyasal reaksiyonlar, pişirme teknikleri, duyusal algı, malzeme kalitesi ve tüketicinin psikolojik durumu gibi birçok faktörün etkisiyle oluşmaktadır. Dolayısıyla aynı tarif uygulanmasına rağmen farklı sonuçların ortaya çıkması şaşırtıcı değildir. Lezzet Nasıl Oluşur? Lezzet (flavor), yalnızca dilde algılanan tat değildir. Günümüzde duyusal…
Geçtiğimiz günlerde Antalya’da yaşanan bir olay, tüketicilerin ambalajların içinde bulunan küçük paketlere karşı ne kadar dikkatli olması gerektiğini yeniden gündeme getirdi. Paketli bir kekin içerisindeki oksijen emici paketi çikolata sosu zannederek tüketen bir çocuğun hastaneye kaldırılması, gıda ambalajlarında kullanılan aktif koruma sistemlerinin güvenliği konusunda önemli soruları beraberinde getirdi. Peki Oksijen Emiciler Aslında Neden Kullanılıyor? Ambalajlı gıdaların içinde zaman zaman karşımıza çıkan ve üzerinde “Yenilmez” ibaresi bulunan küçük paketler, çoğunlukla oksijen emici veya nem tutucu sistemlerdir. Bu sistemlerin temel amacı, ambalaj içerisindeki oksijen miktarını azaltarak ürünün raf ömrünü uzatmaktır. Demir bazlı oksijen emiciler, ortamda bulunan oksijenle reaksiyona girerek demir oksit oluşturur…
Türkiye “Sıfır Atık Hedefleri” doğrultusunda ambalaj atıklarının yönetiminde önemli bir dönüşüme hazırlanıyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla ülke genelinde yaygınlaşacak olan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, içecek ambalajlarının geri kazanımını artırmayı ve döngüsel ekonomiyi desteklemeyi amaçlıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen sistem kapsamında, DOA logosu taşıyan plastik şişeler, cam şişeler ve alüminyum içecek ambalajları özel iade makinelerine teslim edilebilecek. Vatandaşlar sisteme teslim ettikleri her ambalaj için 1 TL teşvik bedeli alacak! DOA Sistemi Nasıl Çalışacak? DOA, geleneksel geri dönüşüm uygulamalarından farklı olarak dijital altyapıyla desteklenen bir depozito yönetim sistemi olarak faaliyet gösterecek. Vatandaşlar cep…
Gıda endüstrisinde katkı maddeleri; ürünlerin raf ömrünü uzatmak, mikrobiyolojik güvenliğini sağlamak ve ayrıca renk ve doku stabilitesini korumak amacıyla yaygın biçimde kullanılmaktadır. Avrupa Birliği (AB) mevzuatında bu katkı maddeleri “E kodları” ile tanımlanmaktadır. Gelin bu kodları detaylı olarak birlikte inceleyelim. E Kodu Nedir? E kodları, Avrupa Birliği (AB) tarafından gıda katkı maddelerine verilen standart bir tanımlama sistemidir. Bu sistem, farklı dillerde kullanılan isimlerin oluşturabileceği karışıklığı ortadan kaldırarak, katkı maddelerini uluslararası düzeyde ortak ve bilimsel bir şekilde sınıflandırılmaya yarar. Bir katkı maddesinin “E” kodu alması, ilgili maddenin toksikolojik açıdan değerlendirilmiş olduğunu, güvenlik testlerinden geçtiğini ve belirlenen kullanım limitleri dahilinde onaylandığını gösterir.…
Son yıllarda Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde tescillenen ürünlerinin sayısındaki artış dikkat çekiyor. Özellikle yöresel et ürünleri, peynirler, tatlılar ve zeytinyağları için yapılan başvurular gastronomi diplomasisinin önemli araçlarından biri haline geldi. Türkiye’nin en köklü yöresel et ürünlerinden olan “Kayseri Pastırması” Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescili alarak uluslararası koruma kapsamına giren ürünler arasına katıldı. Böylece Kayseri pastırması, Türkiye’nin gastronomi alanındaki uluslararası görünürlüğünü güçlendiren ürünlerden biri oldu. Uzun Süren Başvuru Süreci Sonuç Verdi! Kayseri pastırmasının Avrupa Birliği tescil süreci yaklaşık dokuz yıllık teknik ve hukuki değerlendirmelerin ardından tamamlandı. İlk başvuru sonrasında ürün dosyası detaylı şekilde incelendi; üretim yöntemi, bölgesel farklılıkları ve…
Haşimato tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna saldırarak iltihap oluşturduğu otoimmün bir endokrin hastalıktır. Bu konuda son yıllarda artan bilimsel kanıtlar beslenmenin hastalık yönetiminde destekleyici bir unsur olarak ele alınması gerektiğini gösterir. Gelin haşimato tiroiditi ile beslenme arasındaki ilişkiyi güncel bilimsel veriler ışığında birlikte inceleyelim. Haşimato Beslenmesi İnsanda tiroid bezi zamanla hasar görür ve hormon üretimi azalır. Bu da genellikle hipotiroidiye yol açar. Hastalığın temelinde genetik yatkınlık bulunmaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda beslenme, bağırsak sağlığı ve çevresel faktörlerin de hastalığın seyrini etkilediği bilimsel olarak ortaya konmuştur. Sağlıklı Yağların ve Antioksidanların Etkisi Haşimato tiroidinde bağışıklık sisteminin aşırı uyarılması sonucu vücutta kronik iltihap…
Ağrı’da yumurtaya alerjisi olduğu özellikle belirtilerek sipariş edilen pastayı yedikten sonra fenalaşan 25 yaşındaki genç kız, günlerdir süren yaşam mücadelesini kaybetti. Bu olay, alerjen bildirimlerinin bireylerin güvenli gıda seçimini yapabilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu bizlere tekrar göstermektedir. Gıda Alerjisi Nedir? Gıda alerjileri, belirli gıda proteinlerinin bağışıklık sistemi tarafından zararlı olarak tanınması sonucu gelişen sistemik bağışıklık (immün) reaksiyonlardır. Bu reaksiyonlar lokal belirtilerle başlayabileceği gibi sistemik hale de gelebilmektedir. Bunun sonucunda ise hafif semptomlardan (döküntü, kaşıntı) anafilaksi gibi yaşamı tehdit eden durumlara kadar değişebilmektedir. Gıda alerjisi ve gıda intoleransı farklı patofizyolojilere sahiptir. İntoleransta immün sistem rol almaz, çoğunlukla enzim eksikliği veya…
Gıda güvenliği yalnızca mikroorganizmaların kontrolüyle sınırlı değildir. Ayrıca, pişirme işleme ve çevresel faktörler sonucu ortaya çıkan kimyasal kontaminantlar da önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle bunların içinde Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar (PAH) ve Heterosiklik Aromatik Aminler (HAA) insan sağlığı için önemli riskler taşımaktadır. Her iki grup bileşik de özellikle yüksek sıcaklıkta pişirilen veya dumanla işlenen gıdalarda meydana gelmektedir. Bu bileşiklerin gıdalarla alınması sağlık üzerine sakıncalı mıdır? Tüketimde nelere dikkat etmeliyiz? Bu sorulara dair yanıtları yazının devamında okuyabilirsiniz. Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar (PAH) PAH’lar, organik maddelerin tam olmayan yanması veya pirolizi (oksijensiz yüksek sıcaklıkta bozunma) sonucu oluşan çok halkalı aromatik hidrokarbonlardır. Gıdalar, özellikle dumanla…
