TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü ile kutup bölgelerindeki (Antarktika ve Arktik) bilimsel araştırmalar ve gıda ile ilgili merak edilenler üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajımızı yazının devamında okuyabilirsiniz.

1. TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nün kısaca misyon ve vizyonunu açıklayabilir misiniz?

TÜBİTAK bünyesinde faaliyet gösteren Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE), Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel varlığını güçlendirmeyi ve bu alandaki araştırmaları koordine etmeyi amaçlayan stratejik bir enstitü olarak kurulmuştur. KARE’nin temel misyonu, Türkiye’nin kutup bölgelerinde (Antarktika ve Arktik) bilimsel araştırma kapasitesini artırmak, ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek, kutup seferlerini koordine etmek ve bu bölgelerdeki bilimsel faaliyetleri desteklemektir. Bunlara ek olarak, kutup bilimlerinde güçlü bir altyapıya sahip olarak sürdürülebilir bir bilimsel varlık oluşturmak ve Türkiye’nin bu alandaki uluslararası görünürlüğünü artırmak en önemli misyonlarımız arasındadır. Kutup Araştırmaları Enstitüsü olarak vizyonumuz, Türkiye’nin kutup bilimleri alanında lider ve saygın bir ülke konumunu sürdürülebilir kılmak, ulusal ve uluslararası araştırmaları yönetmek, katılmak ve yapılmasını teşvik etmek olarak söyleyebilirim. Bununla birlikte, özellikle Antarktika için bilimsel faaliyetleri sürdürülebilir hale getirmek için bir bilim üssünün kurulması ve uzun vadeli araştırma projelerine ev sahipliği yapılması olarak ekleyebiliriz. KARE, bu misyon ve vizyon doğrultusunda, kutup bölgelerinde gerçekleştirilen bilimsel seferlerin, araştırma proje çağrılarının, eğitim-farkındalık faaliyetlerinin, Türkiye’nin kutup araştırmaları alanındaki uluslararası temsiliyetinin ve iş birliklerinin koordinasyonunu sağlamakta ve yürütülmesini üstlenmektedir.

2. Sefer boyunca tüm ekibin tüketeceği gıdalar nasıl ve neye göre tedarik ediliyor? Özel bir hazırlık (depolama ve üretim koşulları/teknolojileri) var mıdır? Adaya dışarıdan mikroorganizma taşınmama hassasiyeti gıda seçimini etkiliyor mu?

Antarktika gibi ekstrem hava olaylarına sahip bölgeler için özel ihtiyaçlarınız olabilmektedir. Bu gibi arazi çalışmalarında ve bilimsel seferlerde gıda tedariki ve hijyenik koşullar, hem ekibin sağlığı hem de çevresel hassasiyetler açısından son derece titizlikle planlanmaktadır. Özellikle arazi çalışmaları sırasında günlük kalori ihtiyacı normal günlere göre daha fazladır. Bu nedenle Antarktika seferimiz sırasında yüksek proteinli, karbonhidrat ve yağ dengesi iyi ayarlanmış gıdaları tercih ediyoruz. Ayrıca, sefer başlamadan önce tüm yolculuk süresi için menüler detaylıca planlanır, ülkemizin kültür ve hassasiyetlerine göre malzemeler tedarik edilir ve tüm sefer boyunca bu malzemeler tüketilir. Diyet, alerji ve özel ihtiyaçlar da dikkate alınmakta ve sefer katılımcılarının sağlık bilgilerine göre planlamalar özel olarak düzenlenmektedir.

3. Seferin vazgeçilmez gıdaları nelerdir? Acil durum senaryosuna karşı gıda stoğu önlemi nasıl alınıyor?

Acil durum senaryolarına karşı gıda stoğu önlemleri almak, sefer ekibi için de büyük önem taşır. Öncelikle, potansiyel tehditlere (fırtına, arıza, gıda zehirlenmesi gibi) ve bu tehditlerin ekip üzerindeki etkileri analiz edilmektedir. Uzun süre dayanabilen gıda ürünleri (konserve, kuru gıdalar, enerji barları vb.) seçilmekte ve ihtiyaç duyulan miktarlarda kamp yerleşkemizde depolanmaktadır. Gıda stoklarının saklanacağı uygun ve güvenli alanlar belirlenmekte, acil durumlarda hızlıca erişilebilecek şekilde düzenlenmektedir. Ekip üyeleri, acil durum yönetimi ve gıda güvenliği konusunda bilgilendirilmekte ve her bir üyenin kendi acil durum hazırlıklarını yapması teşvik edilmektedir. Ayrıca, gıda stoklarının düzenli olarak kontrol edilmesi ve son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi önemlidir. Bu önlemler, ekibimizin acil durumlarla başa çıkma yeteneğini güçlendirerek, gıda güvenliğini sağlama konusunda önemli bir rol oynamaktadır.

4. Yemek koordinasyonu (hazırlama, yeme) nasıl gerçekleşiyor? Kişiselleştirilmiş beslenme düzeninin uygulanabilmesi mümkün müdür?

Antarktika ve Arktik gemi seferlerinde yemek koordinasyonu, genellikle uzman aşçılar ve beslenme uzmanları tarafından planlanır. Menü, geminin kapasitesine, sefer süresine ve katılımcıların ihtiyaçlarına göre önceden hazırlanır. Gıda tedariki, dayanıklı ve uzun raf ömrüne sahip ürünler tercih edilerek, bozulma riski minimize edilir. Yemekler, hijyen ve güvenlik standartlarına uygun şekilde hazırlanır ve gemide uygun mutfak ekipmanlarıyla pişirilir. Bununla birlikte ülkemizin hassasiyetlerine ve kültürüne göre seçilen malzemeler kullanılır. Günde üç ana öğün (kahvaltı, öğle, akşam) düzenli olarak hazırlanır. Saha çalışmaları sırasında yenilen öğle yemeği haricinde yemekler gemi içerisinde toplu olarak tüketilmektedir. Bu hem moral açısından hem de zaman yönetimi için çok önemlidir. Kişiselleştirilmiş beslenme düzenleri de, özellikle sağlık veya diyet ihtiyaçları olan katılımcılar için uygulanmaktadır. Bu durumda, sefer öncesinde katılımcıların belirlenen sağlık durumu ve diyet bilgileri ile beyan ettikleri hassasiyetleri dikkate alınarak, özel menüler hazırlanır ve gemiye iletilir. Bu planlama dahilinde hazırlıklar yapılır. Maalesef, Antarktika’ya ulaşıldıktan sonra herhangi bir tedarik değişikliği yapılması mümkün değildir.

5. Artan yemekleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gemilerde sürdürülebilirlik ve çevre koruma ilkeleri doğrultusunda, artık yemeklerin değerlendirilmesi ve atık yönetimi büyük önem taşır. Bu süreçte, öncelikle yemeklerin bozulup bozulmadığı ve sağlık açısından uygun olup olmadığı dikkatlice kontrol edilir. Uygun durumdaki artık yemekler, yeniden ısıtılarak veya uygun koşullarda tekrar kullanılarak israf azaltılır. Ayrıca, yemeklerin yeniden kullanılabilirliği sınırlı ise, uygun atık yönetimi prosedürleri uygulanır. Antarktika Antlaşmalar Sistemi ve Çevre Koruma Protokolü uyarınca her türlü atık, özellikle organik atık, çevreye bırakılmaz. Bu kapsamda, bozulmuş veya tüketilmeye uygun olmayan yemekler, protokol hükümleri uyarınca deniz ortamına zarar vermeyen ve çevre dostu yöntemlerle bertaraf edilir. Gemilerde, atıkların denize doğrudan boşaltılması yerine, uygun depolama ve bertaraf sistemleri kullanılır; böylece deniz ekosistemine zarar verilmesi engellenir. Gıda israfını önlemek amacıyla, porsiyon kontrolü ve önceden yapılan iyi planlamalar ile ihtiyaç fazlası yemeklerin oluşması engellenir. Tüm bu uygulamalar, sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak, hem çevreyi koruma hem de kaynakların etkin kullanımını sağlama amacıyla dikkatli ve düzenli bir şekilde yürütülür.

6. Sefer boyunca beslenme düzeni günlük koşullardan farklılık gösteriyor mu? Biyolojik düzenin değişmesinden dolayı farklı tüketilen gıda grupları/takviyeler kullanılıyor mu?

Antarktika ve Arktik seferleri sırasında sefer ekibinin beslenme düzeni, günlük koşullardan ve iklim şartlarından önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Bu farklılıklar, hem ortamın zorluklarına uyum sağlamak hem de bireylerin sağlık ve enerji ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ortaya çıkar. Soğuk iklimlerde, enerji ve kalori ihtiyacı artar. Bu nedenle, yüksek kalorili ve besleyici gıdalar tercih edilir. Ayrıca, taze meyve ve sebze gibi ürünlerin temini kısıtlı olduğu için, bu ürünlerin yerine dondurulmuş, konserve veya kurutulmuş alternatifler kullanılır. Biyolojik düzenin değişmesi ve alışkanlıkların farklılaşması nedeniyle, günlük tüketim alışkanlıkları da uyarlanır. Örneğin, daha fazla karbonhidrat ve yağ içeren gıdalar tercih edilir. Takviyeler ve vitaminler, özellikle C vitamini ve D vitamini takviyeleri, bağışıklık sistemini desteklemek ve eksiklikleri önlemek amacıyla kullanımı teşvik edilir. Ayrıca, uzun süreli deniz yolculuklarında, gıda stoklarının dayanıklılığını artırmak ve sağlık sorunlarını önlemek için özel hazırlanmış enerji barları ve vitamin tabletleri sıklıkla tercih edilir.

7. Kutup bölgelerindeki nem, sıcaklık, ışık ve basınçtaki farklılıklar tat ve koku alma duyularınızda fark yaratan bir değişime neden oldu mu?

Kutup bölgelerindeki nem, sıcaklık, ışık ve basınç gibi çevresel faktörlerdeki değişiklikler, tat ve koku alma duyularında belirgin kayıplara neden olabilmektedir. Özellikle soğuk ve düşük ışık seviyeleri, duyuların hassasiyetini azaltabilir veya zamanla alışkanlık sonucu kayıplar yaşanabilir. Bu durumları önlemek için iç mekanlarda nem ve sıcaklık seviyelerinin uygun tutulması, yemeklerde güçlü aromaların ve baharatların kullanımını faydalı olabilmektedir.

8. Antarktika kıtasında ve Arktik bölgesinde uygulanacak projelerin seçilme kriterleri ve öncelikleri nelerdir?

Sefer kapsamında icra edilen projelerin seçilmesi, usul esaslara ve güncel mevzuata göre yapılmaktadır. Buna göre de proje çağrıları açılmakta ve başvurular TÜBİTAK proje başvuru sistemi üzerinden alınmaktadır. Değerlendirme süreci ARDEB/KAMAG tarafından yürütülmekte ve bu süreç sonunda desteklenmesine karar verilen projeler sefere dahil olmaktadır. Proje çağrıları, ülkemizdeki tüm üniversiteler, araştırma kurumları ve enstitüler ile tüm bilim dallarına (Fiziki Bilimler, Yer Bilimleri, Yaşam Bilimleri, Sağlık Bilimleri, Sosyal ve Beşerî Bilimler vb.) açıktır. Projelerin bilimsel içeriği, Ulusal Kutup Bilim Stratejisi hedeflerine uyumluluğu, kutup bilimleri literatürüne potansiyel katkıları ve lojistik olarak yapılabilirliği değerlendirme aşamasındaki kriterler arasında yer almaktadır.

9. Yaşam bilimleri üzerine araştırmalarınızın alt konu başlıklarından bahsedebilir misiniz?

TÜBİTAK KARE bu konuda özel bir proje yürütmemektedir. Ancak bilimsel sürecin koordinasyonunu sağlamaktadır. Bu bağlamda, ülkemizde bu alanda çalışan bilim insanlarımızın, araştırmacıların ve akademisyenlerin ilerlettiği bir süreçten bahsedebiliriz. Bu noktada, proje çağrılarına gelen başvuruları ve güncel literatürü göz önüne alırsak, özellikle iklim değişikliğinin biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri üzerine birçok çeşitli çalışma yapılmaktadır. Bunların yanı sıra mikrobiyoloji ve bölgeye has tür ve organizmalar, ekoloji ve biyoçeşitlilik, kutup deniz ekosistemlerinin besin zinciri, stres ve zorlu koşulların canlılar üzerindeki etkileri ve ekstrem koşullara adapte olmuş canlılar gibi birçok konuyu sıralayabiliriz.

10. Kutup bölgelerinin yönetişimiyle ilgili çalışmalardan ve anlaşmalardan kısaca bahsedebilir misiniz?

Kutup bölgelerinin yönetişimi Arktik ve Antarktika için farklılık arz etse de temelde çevresel koruma, bilimsel iş birliği, canlıların ve doğal kaynakların sorumlu kullanımı ilkelerine dayalı uluslararası anlaşmalar ve politikalarla sağlanmaktadır. Hem Antarktika hem de Arktik bölgesi için farklı yaklaşımlar ve düzenleyici çerçeveler söz konusudur. Özellikle sıralamak gerekirse, Antarktika Antlaşmalar Sistemi (ATS) ile birlikte Antarktika sadece barışa ve bilime adanmıştır. Bu sistemin bir parçası olan Antarktika Çevre Koruma Protokolü ile Antarktika’nın doğal çevresinin bütün insanlığın “doğal mirası” olduğu açıkça ilan edilmiştir. Bununla birlikte Arktik kutup bölgesi için kıyıdaş sekiz ülkenin (Kanada, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç, Rusya, İsveç, ABD) kendi topraklarında geçerli yasal düzenlemeler mevcuttur. Bölgede iş birliğini sağlamak ve koordinasyon için ise Arktik Konseyi oluşturulmuştur.

11. Önümüzdeki Antarktika ve Arktik Bilim Seferlerinde yeni araştırma alt başlıklarını görebilecek miyiz?

Kutup bilim seferleri tüm bilim dallarından kabul almış projelerin katılımı ile düzenlenmektedir. Her alandan proje sahadan veri toplamakta ve gözlemler yapmaktadır. Bu seferlerde iklim değişikliği, yakın uzay gözlemleri, meteorolojik parametrelerin ölçülmesi, jeodezik veriler, deniz seviyesi gözlemleri, ekosistem dinamikleri, biyolojik çeşitlilik ve jeolojik araştırmalar gibi temel konuların yanı sıra, gıda ve beslenme alanına da yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Araştırmacıların yapacağı başvurular kapsamında, gıda ve beslenme alanında da, özellikle kutup bölgelerinde sürdürülebilir gıda kaynakları, mikroorganizmalar, uzun süreli insan varlığı ve yaşam destek sistemleri gibi konular, yakın zamanda yapılacak seferlerde ön plana çıkabilir. Bu alanlar, hem insan sağlığı hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmalar ulusal ve uluslararası araştırma programları tarafından da desteklenmektedir. Zorlu koşullarda beslenme ve insan sağlığı, gıda tedariği gibi konular önem arz ederken bu alanda yapılabilecek projeler hem bilimsel fayda hem de sefer sürecine katkı sunmaktadır.

TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nü aşağıdaki hesaplardan takip edebilirsiniz.

https://www.instagram.com/tubitakmam?

https://x.com/TUBITAK_MAM

https://www.youtube.com/@MAM_TUBITAK

Meraklısına;

Kodeks Alimentarius’a Dair Merak Edilenler: Bşk. Yrd. Dr. Betül VAZGEÇER ile Röportaj

Sıfır Atık Vakfı’nın Gıda Atıkları Üzerine Çalışmaları: Başkan Dr. Samed AĞIRBAŞ’la Röportaj

Yapay Zeka ile Beslenme ve Psikoloji – Prof. Dr. Murat Terzi ile Röportaj

Paylaş.
Yorum Yapın